Hrıstiyan İkonografisinde “Hale”

Merhaba,

Sizlere bu yazımda, ikinci meslek alanım Sanat Tarihinin de konusu olan, Hrıstiyan ikonografisinde yer alan “hale” nin, Bizans tasvir sanatında ki gelişimi ile ilgili bilgi vermeye çalışacağım.
Hrıstiyan ikonografisindeki Hz.İsa ve onun çevresinde yer alan aziz ve azize tasvirlerinde kullanılan “hale” veya Bizans sanatında kullanıldığı haliyle “nimbus” (farklı dillere göre; nimbe, halo, disk of sun) kelime anlamı bakımından Latince “bulut” demektir. Sanat Tarihi terminolojisinde ise tasvirlerde ilahi veya dünyevi kudrete sahip figürlerin başını kuşatan, tasvirdeki karakterin önemini belirterek diğerlerinden farklılaştırıp vurgulamak amacıyla çeşitli geometrik formlarda yapılmış bir çizgi veya bu çerçevedeki sınırlı bir alan anlamında kullanılmaktadır.
Hale, Roma Dönemi’nde mitolojideki tanrı veya tanrıça figürleriyle, imparatorlara ait bazı tasvirlerde kullanılmıştır. Erken Hrıstiyan sanatında yaygın görülmemekle birlikte, katakomplardaki fresklerde öncü ve Arkaik uygulamalar halinde karşımıza çıkmaktadır. Erken Hrıstiyan döneminde hale, Roma’nın mitolojik sahnelerindeki benzerleriyle aynı geleneği yansıtmaktadır ve genellikle birer çember veya bazıları farklı renklerde bir veya iki kontur ile sınırlandırılmış olup büyüklüğü yaklaşık omuz genişliğinde bir daire şeklindedir. Halenin 4.yy boyunca Hz.İsa tasvirleri yanı sıra imparatorlar içinde sıklıkla kullanıldığı anlaşılmaktadır. Böylece imparatorlar aynı zamanda kutsal emanetlere ve kutsal haça sahip bir dini simge haline gelmiştir. Tüm Bizans Dönemi boyunca da imparatorların ve hatta eşlerinin de daire biçiminde birer hale ile tasvir edildiği izlenebilmektedir. Bir süre sonra dini tasvirlerde melekler, peygamberler, Hz.Meryem ve havariler içinde hale kullanıldığını görmek mümkündür. Özellikle 5.yy sonu 6.yy başından itibaren bu karakterler için hale, tasvirin değişmez bir parçası olmuştur.

vTasvirlerdeki karakterlerin daire biçimli halelerle vurgulanması bir süre sonra figürlerin kimliği ile ilgili kargaşaya neden olmaya başlamıştır. Hz. İsa dışında kalan kişilerinde hale ile tasvir edilmeye başlanmış olması nedeni ile Hz. İsa için farklı bir hale uygulamasına gidilmiştir. 5.yy’dan itibaren Hz.İsa’nın halesi haçlı olmaya başlamıştır. Azizlerin ve martirlerin de 6.yy’dan itibaren birer hale ile vurgulanmaya başladığı görülür. Kiliseyi maddi bakımdan destekleyen bağışçılar için 7.yy’dan itibaren haleler yapılmaya başlanmıştır. Yalnız onları önemli dini şahsiyetlerden ayırmak için halelerini kare veya dikdörtgen yapmışlardır. Kare veya dikdörtgen biçimindeki haleli şahsiyetlerin henüz azizlik mertebesini kazanmamış ve tasvir yapıldığı esnada hayatta olduğu anlamına gelmektedir.
İkonoklazma (tasvir kırıcı)(726-841) yılları nedeni ile sanatta farklılaşan üsluptan dolayı halenin gelişimini takipte zorlansak da, sonrasına denk gelen Orta Bizans Dönemi ve devamında aynı çizgide devam ettiğini söyleyebilmekteyiz.

Sema Kürekçi
Restoratör-Konservatör


Bir önceki yazımız olan Mersin Örenyerleri başlıklı konumuz da MERSİN, Mersin Arkeoloji Müzesi ve Örenyerleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Leave a Reply

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.