Kastamonu Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii

İlin kuzeybatısında, Daday yolu üzerinde, Kasaba Köyü’nde yer alan Mahmut Bey Camii, şehir merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıktadır. 15 Nisan 2014 tarihinde UNESCO – Dünya Miras Merkezi’nce yapılan değerlendirme sonrasında Dünya Mirası Geçici Listesi’ne girmeye hak kazanmıştır.

KASABA KÖYÜ MAHMUT BEY CAMİİ

KASABA KÖYÜ MAHMUT BEY CAMİİ

Mahmut Bey Camii, 1366 yılında Candaroğulları Beyliği hükümdarı Adil Bey’in oğlu Emir Mahmut Bey tarafından yaptırılmıştır.

Dış duvarları moloz taştan yapılan caminin içi tamamen ahşap olup, yalnızca mihrap kısmında ve mihrabın her iki yanında bulunan pencere kenarlarında alçı malzeme kullanılmıştır.

KASABA KÖYÜ MAHMUT BEY CAMİİ 2

KASABA KÖYÜ MAHMUT BEY CAMİİ

9 m. x 12 m. boyutlarındaki camii, ahşap bindirme tekniği ile çivisiz olarak inşa edilmiş olup, giriş duvarından mihrap duvarına doğru uzanan iki ana kirişe oturan ikincil kirişler üzerine yatırılmış düz bir tavan ile örtülüdür. Yanlardan ve ortalardan bindirmelerle desteklenen ana kirişler, mukarnaslı ve tahta çıkma başlıklı dört yuvarlak ahşap direk tarafından taşınmaktadır.

AHŞAP TAVAN VE KALEM İŞİ SÜSLEMELER

AHŞAP TAVAN VE KALEM İŞİ SÜSLEMELER

Camii’nin iç kısmında, birbirinden farklı yükseltilerde yer alan mahfiller, camii iç mekânını daha da çekici hale getirmektedirler.

ÜST KAT MAHFİLLERİNE DOĞRU GENEL BAKIŞ

ÜST KAT MAHFİLLERİNE DOĞRU GENEL BAKIŞ

Camii iç mekânı, beden duvarları içinde alt ve üst olmak üzere iki sıra halinde yer alan, toplam 12 küçük pencere ile aydınlanmaktadır. Günümüzde camii içerisinde, gerek koruma tedbiri gerekse yapının özgün halinin sürdürülmesi amacıyla elektrik tesisatına yer verilmemiştir.

Camii’nin mihrabı alçı olup geometrik ve nebati motiflerle süslüdür. İki yanında taştan bugün hala statik özelliğini kaybetmemiş taş malzemeden yapılmış döner vaziyette sütunceler vardır.

ALÇI MİHRAP

ALÇI MİHRAP

Camii’nin ahşap minberinin, yalnızca taç kısmı özgün kalmıştır. Diğer bölümlerinin ise, sonradan yapıldığı gerek malzeme ve gerek işçilik yönünden kendini göstermektedir.

AHŞAP MİNBER

AHŞAP MİNBER

Mermerden yapılmış söveler, eşik ve lento ile sınırlanan giriş boşluğu içinde yer alan iki kanatlı ahşap kapı tek başına bir sanat şaheseridir. Nakkaş Mahmut oğlu Abdullah tarafından yapılmış olan ahşap kapı, 1997 yılında hırsızlıkla çalınması sonucu Manisa’da bir okulun bahçesinde terk edilmiş vaziyette bulunduktan sonra tekrar çalınma ihtimaline karşın, Kastamonu’da Liva Paşa Konağı Etnografya Müzesi’nde teşhire konulmuştur. Günümüzde özgün kapı yerinde, Kastamonu’nun en eski ahşap oymacılık ustalarından Hikmet Değirmencioğlu tarafından yapılan bir benzeri yerleştirilmiştir.

KASABA-KÖYÜ-MAHMUT-BEY-CAMİİ-–-GİRİŞ-KAPISI

Camii içindeki tüm ahşap yüzeyler kök boyasıyla kalem işi süslenmiş olup, tüm bu süslemeler hala özgün haliyle ayakta durmaktadır.

2005 yılına kadar Kasaba Köyü tüzel kişiliğine ait olan Mahmut Bey Camii, 2006 yılında Kastamonu Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne devredilmiştir. 2005-2006 yıllarında yapının rölöve ve restorasyon projeleri yapılmış olup, 2007-2008 yıllarında ise onarımı gerçekleştirilmiştir. Onarım çalışmaları sırasında ise kalem işi süslemelerine hiç dokunmamış olup, yapıya sonradan eklendiği tespit edilmiş olan taş minare yıkılarak, yerine ahşap minare yapılmıştır.

Günümüzde Mahmut Bey Camii çok sayıda yerli ve yabancı gezgin tarafından ziyaret edilmektedir.

Not: Tüm görseller bana aittir. 

Saygılarımla – Özgür YENİ

El-mek: ozgur.yeni@hotmail.com


Bir önceki yazımız olan BEYAZ PİRAMİTLERİN GÖRÜNTÜLERİ İLK KEZ YAYINLANDI başlıklı konumuz da BEYAZ PİRAMİTLER, ÇİN ve ESKİ TÜRK ESERLERİ hakkında bilgiler verilmektedir.

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir!

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Leave a Reply

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Geleneksel Ahşap işçiliği ve taş’ın buluşması. Tam ahşap olmasa da günümüzdeki ahşap camii’ler sınıfına koyabiliriz zannediyorum. ahşap boyama ve kündekâri sanatı gerçekten mükemmel. Zaten Türkiye’nin bölgesel mimari haritasına baktığımızda da Karadeniz’i Taş, Ahşap, Taş-Ahşap ve Taş yapıların yoğun olduğunu görürüz. bu bölgenin coğrafi konumundan ve iklim şartlarından olsa gerek ahşap işleme, süsleme ve birleştirme sanatlarının en güzel ve nadide örnekleri kuşkusuz bu bölgelerimizde yer alır. Yazınız için teşekkürler. Çok güzel bir tanıtım yazısı olmuş.