“MADONNA VE ÇOCUK” TABLOSUNUN RESTORASYONU

Ragsana HASANOVA*

“MADONNA VE ÇOCUK” TABLOSUNUN RESTORASYONU”

Özet

Bozulmakta olan değerli müze eserlerinin restore edilip hayata döndürülmesi, sanat eserlerinin korunup gelecek nesillere ulaştırılmasında önemli bir yer tutmaktadır. 50’li yılların ikinci yarısında Azerbaycan Cumhuriyetinde eserlerin restorasyonuna önem verilmiş ve bu yönde çalışmalar başlatılmıştır. Ferhat Hacıyev ile Merkez Laboratuvarın “Yağlı Boya Eserlerin Restorasyonu Bölümü”nün restoratörleri pek çok ekip çalışmalarında bulunmuşlardır. Tahribat ve bozulma derecelerine göre farklılaşan birçok yağlı boya tabloların içerisinde en zor olanlardan birinin restorasyonu için 14 Ağustos 1987 yılında karar verildi ve çalışmaya başlandı. Bu eser de “Madonna ve Çocuk” tablosudur. 238/2108 envanter numarada kayıtlı, ressamı ve yapım tarihi belli olmayan bu yağlı boya tablo 75 x 65 cm boyutlarındadır. R. MUSTAFAYEV adına Azerbaycan Devlet Güzel Sanatlar Müzesinin “Tasviri Sanat” deposunda kayıtlı olan eserin restorasyonuna 27 Ağustos 1987 yılındaki Restorasyon Komisyonunun № 6 protokolüyle başlandı. Bu makalede “Madonna ve Çocuk” tablosunun restorasyon aşamaları konu edilecektir.

  1. GİRİŞ

Yağlı boya tabloların restorasyonu fikri, şüphesiz, sanat eserlerinin “değeri” kavramı ortaya çıktığında oluşmaya başlamıştır. Bozulmakta olan değerli müze eserlerinin restore edilip hayata döndürülmesi, sanat eserlerinin korunup gelecek nesillere ulaştırılmasında önemli bir yer tutmaktadır. 50’li yılların ikinci yarısında Azerbaycan Cumhuriyetinde eserlerin restorasyonuna önem verilmiş ve bu yönde çalışmalar başlatılmıştır2. O yıllarda uzman ressam-restoratör Ferhat HACIYEV’in teşebbüsüyle Rüstem MUSTAFAYEV adına Azerbaycan Devlet Güzel Sanatlar Müzesinde küçük bir atölyede tabloların restorasyonu başlamıştır. 1971 yılında müzenin bilimsel çalışmalar bölümünün bünyesinde faaliyet gösteren atölyeye “Merkezi Restorasyon Atölyesi” adı verildi ki, bu da Ferhat Hacıyev’in tek başına büyük çapta yaptığı restorasyon çalışmalarına bağlıydı. Merkezi Restorasyon Atölyesine sanatın tüm dallarına ait ressam-restoratörler alınmaya başlandı. 1981 yılında, kendisine bilimsel statü verilerek bilimsel araştırma merkezine çevrilen kurum, “Müze Servetleri ve Hatıra Eşyalarının Bilimsel Restorasyon Merkezi” adını aldı3.

Ferhat Hacıyev, Müze Servetleri ve Hatıra Eşyalarının Bilimsel Restorasyon Merkezi’nin genel müdürü olmakla beraber, aynı zamanda merkezde kurulan dört büyük şubeden birinin “Yağlı Boya Eserlerin Restorasyonu Bölümü”nün de müdürlüğünü yapmaktaydı. 1957 yılında tablo restorasyonuna başlayan Ferhat HACIYEV, birçok müzedeki tabloların restorasyonunu yapmakla beraber, esasen R. MUSTAFAYEV adına Azerbaycan Devlet Güzel Sanatlar Müzesi’nin 1000 den fazla yağlı boya tablonun restorasyonunu ve konservasyonunu ustalıkla yapmıştır. Restorasyonunu yaptığı ünlü eserlerden bazıları: Vereşagin P.P “Livadiya” (Enva:999, keten, yağlı boya), Ayvazovski İ.K “Aylı Gece” ( Enva:187/2368, keten, yağlı boya), Brodski İ.İ “H.Z. Tağıyevin Portresi” ( Enva:4392/743, keten, yağlı boya)4.

Restorasyon Latince restauro “onarıyorum” fiilinden esinlenerek restauratio “restorasyon” kelimesinden gelişmiştir. Restorasyon işlemleri uygulanacak eserlere yöntem ve kimyasal seçimi başlanıldığında karşımıza çıkan en önemli sorulardan biri “Restoratör neyi yapabilir ve ya neyi yapamaz?” sorusudur. Daha bu yakın zamana kadar tablo restorasyonu denildiğinde eksik boya kısımlarının yeni boyalarla kapatılması ve üzerinin taze vernikle kaplanması akla geliyordu. Tabii ki, şimdi hiç kimse açıkça önceki restoratörlerin yanlış yolunu takip etmeye ve boyaları kararmış tabloları yeni boyalarla canlandırmaya cesaret edemez. Ama ne yazık ki, hala

“restoratör” olarak adlandırılan ustalar tarafından bu tür restorasyonlar uygulanmaktadır.

Ferhat Hacıyev’in rehberlik ettiği restorasyon merkezinde onarımı yapılan eserlere restorasyonun beş ana prensibi hala uygulanmaktadır:

  1. Restorasyon esnasında restoratörün kendi resim yapma tarzıyla ressamın orijinal üslubunun değiştirilmemesidir. Bu prensip her bir restoratörün uyması gereken en önemli ve en birinci kuraldır.
  2. Restorasyonu yapılan esere restoratörün kendi hayal gücüne dayanarak eserde olmayan her hangi bir detayı eklememesi veya değiştirmemesi. Eserin bütünlüğünün korunması ve tarihi değerinin değişmemesi açısından bu kural önemlidir.
  3. Öncelikle eseri bozan ve yıpratan nedenleri ortadan kaldırmak ve eser üzerinde oluşan tüm yabancı birikim ve katmanlarını temizlemek gerekir. Eserin belirli yerlerinde oluşan kayıpların tamamlanması konusu, her zaman özel restorasyon komisyonunda tartışılmalıdır.
  4. Eserin yapım tekniğinin, ana maddelerinin kimyasının ve kullanılan kimyasal maddelerin reaktif faaliyet karakterinin bilgisine sahip olmadan her hangi bir restorasyon uygulamasının yapılması kesinlikle yasaktır. İçeriği bilinmeyen veya gizli tutulan kimyasalların esere uygulanmasına izin verilmemelidir.
  5. Yapılan restorasyon uygulamaları geri dönüşümlü olmalıdır. Restorasyonun başından sonuna kadar yapılan çalışmalar ve kullanılan tüm kimyasallar “Taşınabilir veya Taşınamaz Eserlerin Restorasyon Envanteri”ne geçirilmelidir5.

2 “Madonna ve Çocuk” tablosunun restorasyon öncesi analizi.

 

Ferhat Hacıyev ile Merkez Laboratuvarın “Yağlı Boya Eserlerin Restorasyonu Bölümü”nün restoratörleri birçok ekip çalışmalarında bulunmuşlardır. Tahribat ve bozulma derecelerine göre farklılaşan birçok yağlı boya tabloların içerisinde en zor olanlardan birinin restorasyonu için 14 Ağustos 1987 yılında karar verildi ve çalışmaya başlandı. Bu eser de “Madonna ve Çocuk” tablosudur. 238/2108 envanter numarada kayıtlı, ressamı ve yapım tarihi belli olmayan bu yağlı boya tablo 75 x 65 cm boyutlarındadır. Ortaçağ resim sanatında Hz. Meryem ve çocuğu Hz. İsa peygamber çok sık kullanılan bir dini figürdü. Madonna, tasviri sanatın farklı dallarında; heykel ve ya resim sanatında Meryem’in bebek/çocuk İsa ile birlikte resmedildikleri tasvirlere verilen genel addır. Tabloda kollarında bebek emziren anne tasvir edilmektedir. Kare şeklinde olan tabloda anne ve çocuk yuvarlak bir zemin içerisinde tasvir edilmiştir. Kadın yumuşak ve düşünceli halde çocuğa bakıyor. Tabloda Madonna’nın yüzü yandan gösterilmiştir ve dudaklarında gülümseme yoktur. Çocuk annesinin elinden tutar vaziyette ve onunla göz gözedir. Tablonun restorasyon aşamasında yüzeyindeki kir katmanı temizlenirken, tablonun alt kısmının sağ köşesinde koyu-kırmızı boya üzerine siyah boya ile yazılmış “Б”(B) harfi yani, ressamın imzası ortaya çıkmıştır. Müzenin envanter kitabında ve restorasyon envanterinde tabloyla ilgili daha fazla hiçbir bilgiye rastlanmamaktadır. Restoratörlerin kanaatine göre tablo ismi “B” ile başlayan bir ressama aittir. Resmin görüntüsü bizde Rönesans dönemine ait olduğu izlemini veriyor (Resim 1).

  1. MUSTAFAYEV adına Azerbaycan Devlet Güzel Sanatlar Müzesinin “Tasviri Sanat” deposunda kayıtlı olan eserin restorasyonuna 27 Ağustos 1987 yılındaki Restorasyon Komisyonunun № 6 protokolüyle başlandı.

resim1

 

“Madonna ve çocuk” Tablosu Restorasyondan Önce-Sonra adlı foto galerimize göz atın : Foto galeri için tıklayın.

Makalenin tamamı için:

Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 2, Sayı: 6, Eylül 2014


Bir önceki yazımız olan Azerbaycan’ın İlk Uzman Restoratörü Ferhat Hacıyev başlıklı konumuz da Azerbaycan, Ferhat Hacıyev ve Ragsana HASANOVA hakkında bilgiler verilmektedir.

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.