MALZEMELERİN NEM VE ISIYA DUYARLILIKLARI

Bileşimini meydana getiren malzemelere bağlı olarak, farklı malzemelerden yapılmış eserler farklı çevresel koşullara ihtiyaç duyarlar. Bu da aynı iklim koşullarının her malzeme için uygun olmadığı anlamına gelmektedir.

Eserlerin konforlu ve sağlıklı sergilenmeleri ya da depolanmaları için gerekli olan çevresel koşulların en başında nem düzeyinin denetimi gelmektedir. Dolayısı ile eserlerin bulunduğu ortamdaki nem düzeyi kontrollü bir şekilde izlenmelidir.

_DSC2257
Eserlerin yaşaması için ihtiyaç duyduğu nem seviyesinin yüksekliği (ortamın aşırı nemli olması) örneğin organik eserlerde şişme ve kondüsyonunda zayıflamaya, üzerlerinde ve iç dokularında mikroorganizma, mantar ve böcek oluşumuna, metal eserlerde korozyona, seramik gibi pişmiş yada pişmemiş toprak eserlerde parçalanarak dağılmaya yol açmaktadır. Bunun tersi olarak nem seviyesinin düşüklüğü (ortamın aşırı kuru olması) ise organik eserlerde kırılganlaşma, sertleşme ve çekmeye, seramik eserlerde toz haline gelerek dağılmaya yol açmaktadır.
Elbette ki eserlerin konforlu ortamlarının sağlanabilmesinde nem ile sıcaklık arasında yakın bir ilişki vardır. Ancak doğru olan iklimsel koşulların sağlanmasında ısının dolaylı bir etkisi söz konusudur. Çünkü sıcaklık nem düzeyini etkileyen bir faktördür. Örneğin kapalı bir mekanda ısı arttıkça ortamda kuruma, ısı azaldıkça nemlenme oluşur. Organik bir eserin kırılganlaşması yada çatlaması ortamın ısısının değişmesi olarak yorumlanırken aslında gerçekte olan şey ortamın bağıl neminin düşmesidir.
Gerek sergi alanlarında gerekse depolama alanlarında organik eserler için ön görülen bağıl nem değeri % 50 ila 65 arasında tutulması istenirken, inorganik eserler için bu oran % 45’in altındadır.
Eserleri rahatsız ettiği kadar biz konservatörleri de ani ısı değişimlerinin olduğu ve buna bağlı olarak bağıl nemin hızlı değişkenlik gösterdiği mekanlar rahatsız etmektedir.
İşte bu nedenledir ki gerek sergi salonlarının gerekse depolama alanlarının iklimlendirilmesi için kullanılacak cihazların belirlenmesi, projelendirilmesi ve mekanlara yerleştirilmesi öncesinde interdisipliner bir çalışmanın yapılarak (mimarlar, müzeciler, konservatörler, makine mühendisleri, iklimlendirme uzmanları gibi) ortak bir dil oluşturulması eserlerin korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

Sema Kürekçi

Restoratör-Konservatör


Bir önceki yazımız olan Kültürel mirasın belgelenmesinde 3D laser tarayıcılar başlıklı konumuz da 3D, 3D laser tarayıcılar ve kültürel miras hakkında bilgiler verilmektedir.

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.