SERGİLEMEDE KULLANILAN IŞIK VE ETKİLERİ

Müzelerde sergilenen eserleri ziyaretçilerin daha iyi görebilmesi ve eser sunumunda estetik bir görsellik yaratılabilmesi adına konulan ışık kaynaklarının yanlış kullanımı bazı eserler için geriye dönülemez hasarlara yol açabilmektedir. Bu hasarlar özellikle organik eserlerde solma, renk değişimi ve dokusunun zayıflaması olarak kendisini gösterir. Bunun nedeni eser ile ışık kaynağının başlattığı kimyasal reaksiyonun sonucudur. Bu sebepten organik eserlerin karanlık olan depo koşularında yada sergide ise ışığa doğrudan maruz kalmadan veya düşük seviyeli ışık kaynakları kullanılarak sergilenmesi doğru bir yaklaşım tarzı olacaktır. Aslına bakılırsa sergilemede izleyicide pozitif bir etki bırakmak ile eserlerin bozulmalarını en aza indirgeyecek dengeyi kurmak işin uzmanı olan müzeciler için oldukça ciddi bir durumdur.
Işığın zararlı etkisi nanometre ve dalga boyu ile ilgilidir. Kısa dalga boyuna sahip ve daha yüksek enerjili ışık kaynakları olan soğuk renkli ışıklar malzemelerde kimyasal değişimlere yol açar. Uzun dalga boyuna sahip ışık kaynakları ise ısıyı arttırma özelliğine sahiptirler.
Doğal ve yapay ışık kaynakları gözle görülemeyen ışınlar yayarlar;
-Güneş ışığı yüksek derecede morötesi(UV veya Ultraviyole) ve kızılötesi(IR veya Infrared) ışık içerir.
-Akkor flamanlı lambalar yüksek derecede çok yüksek derecede kızılötesi düşük derecede morötesi ışık yayarlar
-Yine florasan lambalar da yüksek oranda morötesi ışık yayarlar.
Taş ve pişmiş toprak eserler ile (şayet yüzeyinde boyalı bir bezeme yok ise) madenler ışıktan etkilenmezler. Ancak kağıt gibi, tekstil gibi, yağlıboya tablolar gibi, bezemeli ahşap gibi organik eserler ışıktan etkilenirler.
IŞIĞIN KONTROLLÜ (SINIRLI) KULLANIMI
-Morötesi ışınların direkt eserlere ulaşması önlenmeli.
-Kızılötesi ışınların direkt eserlere ulaşması önlenmeli.
– Görülebilen ışık sınırlı tutulmalı yani aydınlatma derecesi düşürülmelidir.
-Eserlerin ışığa maruz kalma zamanları kısıtlanmalıdır.
Bu nedenledir ki; morötesi ışınlı ışıklar mutlaka filtrelenmelidir. Filtreden kastettiğimiz şey ışık kaynakları üzerine kaplanan özel bir plastik maddedir.
Kızılötesi ışının ısıtıcı etkisinden kaçınmak için ise ampul seçiminin doğru yapılması gerekmektedir. Ayrıca kızılötesi ışınımlı ışık kaynakları, malzemelerin yer aldığı vitrinler içerisine yerleştirilmemeli ve eserler üzerine doğrudan verilememelidir.
GÜN IŞIĞI
Gün ışığının aydınlatma seviyesi ve sıcaklık etkisi günün saatleri ve mevsimlere göre değişkenlik gösterir. Bu nedenle eser konfor değerlerinde tutulması zordur ve özellikle organik eserlerin sergilendiği müzelerde kullanılması eserler adına sakınca teşkil eder. Ayrıca içeriye giren gün ışığının mekana eşit oranda yayılması da başka bir sorundur. Bu nedenle yeni tasarlanacak müze binalarına konulacak pencerelerin aydınlatma amaçlı değil sadece dış ortamın görülmesi için tasarlanması koridor ve merdivenler gibi geçiş alanlarına konması tercih edilmelidir.

Sema Kürekçi
Restoratör-Konservatör


Bir önceki yazımız olan MALZEMELERİN NEM VE ISIYA DUYARLILIKLARI başlıklı konumuz da nem seviyesi ve NEM VE ISI hakkında bilgiler verilmektedir.

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Oldukça gerekli bir konuda iyi bir bilgi kaynağı. Tebrik ederim.